SOSYA MEDYA VE UYGULAMALARDA EN SIK YAPILAN 9 HATA

0
142

Sosyal medya platformları bireysel olarak vazgeçilmezlerimizden biri olduğu gibi, artık markalar ve şirketler için de çok önemli birer vitrine dönüşmüş durumda. Özellikle anlık etkileşim ve geri bildirimlerin önemli olduğu e-ticarette sosyal medya kullanımı ve mobil uygulama yönetimi kritik bir hale gelebiliyor. Peki e-ticaret sitelerinin sosyal medyada ve mobil uygulamalarında en sık yaptığı hatalar ve yapmaması gerekenler nedir? Yazımızda okuyabilirsiniz.

SÜREKLİ BEN BURADAYIM DEMEK

1) Bir e-ticaret sitesinin sahip olduğu uygulama üzerinden yaptığı en sık hatalardan biri, kullanıcıya sık bildirim göndermesidir. Kullanıcıyı ilgilendireceğine emin olunan kampanyalarla ilgili bile olsa, haftada bir veya iki defadan fazla bildirim göndermek, kullanıcının büyük ihtimalle uygulamayı telefonundan silmesine neden olacaktır. Sürekli ‘ben buradayım, haydi alışveriş yap’ dercesine kendini hatırlatmak son derece iticidir. Potansiyel müşterinin alışveriş yapacağı varsa da sizden rahatsız olduğu için asla alışveriş yapmayacaktır.

YAVAŞ UYGULAMA

2) Mobil uygulamanın çok yavaş çalışması ve uygulamanın kullanıcı deneyimine önem verilmeden geliştirilmiş olması da sık rastlanan sıkıntılardan biri. Yanlış yönlendiren veya doğru çalışmayan geri tuşu gibi. Alışverişin neredeyse son aşamasına kadar gelmiş olan kullanıcı, çoğu zaman bir önceki sayfaya giderek ürünle ilgili bilgileri son kez okumak ister. Bu durumda geri tuşuna basar ama uygulama onu bir önceki sayfa yerine ana sayfaya yönlendirir. Seçmiş olduğu ürünle ilgili bilgileri de kaybetmesine neden olur bu durum. Bu durumda kullanıcı bıkıp alışverişten vazgeçebiliyor. Ya da sepete eklenen ürünü göstermeyen butonlar yüzünden birçok müşteri sepete geldiğinde aynı üründen on tane eklemiş olduğunu fark ediyor. Oysa mutlaka ürünlerin sepette olduğu bilgisi verilmeli, müşteri önce sepete yönlendirilmeli, ardından alışverişe kaldığı yerden devam etme butonuyla devam etme seçeneği olmalı.

WEB SİTESİNDEN FARKLI İÇERİK

3) Uygulamanın web siteden farklı içeriğe sahip olması da nadir olmayan bir durum olarak çıkıyor karşımıza. Web sitesiyle mobil uygulama arasında kampanya, indirim veya stok bilgileri konusunda entegrasyon yapılmayabiliyor bazen. Aynı anda güncelleme olmaması kullanıcı deneyimini negatif etkiliyor elbette. Uygulamada görünen bir ürün aslında stoklarda bitmiş olabiliyor.

UYGULAMAYA ÖZEL FIRSATLAR OLMAMASI

4) Web sitesi ile mobil uygulamanın fırsatlar konusunda birbirinden ayrılmaması da büyük hata. Eğer biri sizin uygulamanızı telefonuna indirmişse ona bir ayrıcalık tanımanız, özel fırsatlar, kampanyalar sunmanız gerekir. Uygulamayı indirmenin bir avantajı olmayacaksa, kullanıcı biraz inceleyip, alacağını alıp uygulamayı telefonundan silmeye meyilli olacaktır. 

KAYIT AŞAMASININ UZAMASI

5) Uygulamada üye olma ve ödeme adımları uzatılmamalıdır. E-posta adresi, cep telefonu, şifre ve adres bilgisi dışında başka bilgiler istemek kullanıcıyı sıkar. Ayrıca kredi kartı ve adres bilgilerini kaydet özelliği de mutlaka bulunmalı ve tercih kullanıcıya bırakılmalı. Müşteri her alışverişinde bu bilgileri tekrar tekrar yazmak istemeyebilir. Çoğu kişi pratik olduğu için online alışverişi tercih ediyor. Eğer uygulama zor ve kullanışsız olursa telefonundan silmek için hiç tereddüt etmeyecektir.

TIMELINE SALDIRGANLIĞI

6) Sosyal medya hareketlerine bakacak olursak, markanın hesaplarında fazlaca paylaşım yapması bir hatadır. Kullanıcı timeline’ında her an sizi görmeyi istemez. Sırf güzel görünsün diye ürünlere ait olmayan temsili fotoğrafları paylaşmak da markaya karşı bir güven sorununa yol açacaktır. Ürün bilgisinin çok kısa veya çok uzun ve karmaşık yazılması da yapılan hatalar arasında. Ayrıca sosyal medyada paylaşılan ürünün, sitede veya uygulamada nasıl bulunacağına dair bir ibare yazılmaması veya bir yönlendirme yapılmaması da en sık karşılaşılan yanlışlardan biri.

SAHTE TAKİPÇİLER

7) Sosyal medya hesaplarında sahte takipçi satın alınması çok sık yapılan bir yanlış. Ne kadar çok takipçim olursa o kadar güvenilir veya popüler görüneceğini sanıyor insanlar. Oysa sosyal medyada aktif olan hemen herkes artık sahte takipçili hesabı ayırt edebilecek tecrübeye sahip. Her şeyin organik büyümesi lazım. 100 bin takipçiniz var ama paylaşımlarınızı 3 kişi beğeniyorsa, bu durum marka algısı açısından güçsüz görünmeye yol açar.

SİTESİZ S-TİCARET YAPMAK

8) Sadece Instagram gibi sosyal medya hesaplarından satış yaparak, kullanıcının sizi ziyaret edebileceği bir e-ticaret sitenizin olmaması da hata. Sosyal medya hesapları aracılığıyla yapılan e-ticaret modeli s-ticaret olarak adlandırılıyor ve gitgide yaygınlaşıyor. Ama bir e-ticaret siteniz olmadığı sürece insanlara kredi kartıyla satış yapmak zor olur. E-ticaret sitesi olmayan bir sosyal medya satıcısına kimse güven duymayacaktır. Bir kere alışveriş yapanın da ikinci defa yapması zor olacaktır. Oysa işe Instagram’da başladıktan sonra web sitesi açan girişimcilerin işlerini yüzde 300 ile 500 arası büyütebildiklerini görüyoruz. Günümüzde veri (data) altın değerinde. Bir web sitesi açmadan sosyal ağlar üzerinden yapılan ticarette satıcılar kendi verilerini toplayıp geleceğe dönük analizler yapamıyorlar. Veri kendisinde değil sosyal medya platformlarının elinde kalıyor. Bir kere alışveriş yapan bir müşterisi hesabını takipten çıkabiliyor. Oysa bir web sitesi olsa telefon numarası, e-posta gibi verileri elinde tutabilir ve potansiyel müşterisine izni dahilinde kolaylıkla ulaşabilir. Tüm bunlar bir yana güven sorunundan dolayı kredi kartı ile ödeme alamaması satıcının işlerinin büyümesine engel olduğu gibi, kapıda ödeme seçeneğinin dezavantajlarına da maruz kalıyor. Müşteri vazgeçtiği zaman kapıda ürünü çevirebiliyor. Hem müşterinin hem de satıcının güvenli bir şekilde alışveriş ve ticaret yapabilmesi için, altyapısı sağlam bir web sitesi gerekli. Böylece arama motorlarında da görünür olunabiliyor. Sosyal medya mağazasıyla kısıtlı kalmak iş havuzunu daraltıyor. 30 ürün satabilme potansiyeli varken 3 ürün satabiliyor. En önemlisi de vergiye tabi olmadan ticaret yapan hesaplar için yakında cezai yaptırımlar uygulanabilir.

YORUMLARA ANINDA CEVAP VERMEMEK

9) Sosyal medyada gelen iyi veya kötü yorumlara mutlaka hızla geri dönüş yapmak gerekir. Aldığı üründen hayal kırıklığına uğramış, memnun olmamış tek bir kişi kısa sürede binlerce, on binlerce kişiye ulaşarak markanızı kötüleyebilir. Buna meydan vermemek için en ufak bir sorunda bile müşterinin gönlünü alacak şekilde samimi bir diyalog kurmalı ve sorunu halletmelisiniz. Çoğu marka sosyal medya hesaplarında çok sayıda paylaşım yapmaktan, takipçilerden gelen geri dönüşlere, tavsiye, öneri ve yorumlara kulak tıkıyor. Dinlemeyi, okumayı bilmiyor. Takipçiden gelen bir geri dönüş sadece şikayet içeriği taşıdığında ilgileniyor. Oysa her anlamda takipçi ile temasta olmak samimiyet karnesine bir yıldız ekleyecektir.

CEVAP VER

Yorumu giriniz!
İsminizi giriniz