WEB SİTESİZ SOSYAL TİCARET OLUR MU?

0
107

Sosyal ağlar üzerinden gerçekleştirilen e-ticaret modeli S-ticaret, Z kuşağının internetten alışveriş yapmaya başlamasıyla beraber geometrik bir artış hızı yakaladı. Milyarlarca kullanıcısı olan Facebook, YouTube, Instagram ve Twitter gibi platformlar birer mağazaya dönüşmeye başladı. Fakat S-ticaret vergilendirememe, dolandırıcılık ve kara para aklama gibi birçok yasal sorunu da beraberinde getiriyor. Güven sorunlarına da yol açan S-ticaret, vergi sorunlarına da kapı aralıyor.

5 YILDA 10 KAT BÜYÜDÜ

E-ticarette sosyal ağların kullanılması olarak tanımlanan S-ticaret, dijital çağın yükselen alışveriş trendi haline geldi. 2 milyar kullanıcılı Facebook, 1,5 milyar kullanıcıya sahip YouTube, 800 milyonluk Instagram gibi sosyal platformlar, mağazaların vitrini olmaya başladı. Tüm dünyada 5 yılda 10 kat büyüyen S-ticaret, gerekli altyapı yatırımları yapılarak güven sorunu aşılırsa önümüzdeki yıllarda daha hızlı büyüyecek gibi görünüyor. S-ticaretin önümüzdeki 3 yıl içinde 160 milyar dolarlık bir pazar hacmine sahip olacağı öngörülüyor. Ancak vergisiz ticaret yapan hesaplar yakında vergi cezaları ile de karşılaşabilir.

Sosyal ağlar üzerinde gerçekleştirilen e-ticaret modeli olarak tanımlanan S-ticaret, Z kuşağının internetten alışveriş yapmaya başlamasıyla beraber geometrik bir artış gösterdi. Ancak bir e-ticaret sitesi olmadan sadece sosyal medya hesapları üzerinden satış yapmak geleceği olan bir iş değil. Sosyal medya hesaplarının yanı sıra dijital vitrin olarak altyapısı sağlam bir web sitesi kuran girişimciler, güven sorununu aştıkları için kredi kartı ile de ödeme almaya başlayabiliyor. Bu da işlerini büyütebilmesini sağlıyor. İşe Instagram’da başladıktan sonra web sitesi açan girişimcilerin işlerini yüzde 300 ile 500 arası büyütebildiklerini görüyoruz.

SİTESİZ TİCARETİN DEZAVANTAJLARI

Bir e-ticaret sitesi sahibi olmadan e-ticaret yapmanın satıcılar için birçok dezavantajı bulunuyor. Biliyorsunuz ki günümüzde veri (data) altın değerinde. Bir web sitesi açmadan sosyal ağlar üzerinden yapılan ticarette satıcılar kendi verilerini toplayıp geleceğe dönük analizler yapamıyorlar. Veri kendisinde değil sosyal medya platformlarının elinde kalıyor. Bir kere alışveriş yapan bir müşterisi hesabını takipten çıkabiliyor. Oysa bir web sitesi olsa telefon numarası, e-posta gibi verileri elinde tutabilir ve potansiyel müşterisine izni dahilinde kolaylıkla ulaşabilir. Tüm bunlar bir yana güven sorunundan dolayı kredi kartı ile ödeme alamaması satıcının işlerinin büyümesine engel olduğu gibi, kapıda ödeme seçeneğinin dezavantajlarına da maruz kalıyor. Müşteri vazgeçtiği zaman kapıda ürünü çevirebiliyor. Hem müşterinin hem de satıcının güvenli bir şekilde alışveriş ve ticaret yapabilmesi için, altyapısı sağlam bir web sitesi gerekiyor. Böylece satıcı, arama motorlarında da görünür olabiliyor. Sosyal medya mağazasıyla kısıtlı kalmak iş havuzunu daraltıyor. 30 ürün satabilme potansiyeli varken ancak 3 ürün satabiliyor.

RAKAMLARLA S-TİCARET

Saygın bir araştırma kuruluşunun S- ticaret pazarıyla ilgili yaptığı bir araştırmadan dikkat çeken başlıklar şöyle;

-Statista verilerine göre Ocak 2018’de 7,5 milyarın üzerine çıkan dünya nüfusunun yüzde 53’ü, yani 4 milyarı aktif internet kullanıcısı. Bunların 3,2 milyarı sosyal medya platformlarında aktif. Bu rakam 2010 yılında 97 milyondu.

-Sosyal medya platformları arasında 2 milyarın üzerinde kullanıcıyla ilk sırada Facebook yer alıyor. Onu 1,5 milyar kullanıcıyla YouTube, 1,3 milyar kullanıcıyla WhatsApp izliyor. Instagram’ın 800 milyon, Twitter’ın 330 milyon, LinkedIn’in 260 milyon, Snapchat’in 255 milyon, Pinterest’in ise 200 milyon kullanıcısı var. Markalar da sosyal medya pazarlamasında tercihlerini bu doğrultuda belirliyor. Facebook yüzde 94 oranıyla sosyal platformlar arasında ilk tercih. Onu yüzde 68 ile Twitter, yüzde 56 ile LinkedIn, yüzde 54 ile Instagram, yüzde 45 ile YouTube, yüzde 30 ile Pinterest takip ediyor. Perakende markalarının yüzde 91’i pazarlama faaliyetleri için iki ya da daha fazla sosyal platform kullanıyor.

-Dünyada sosyal ticaretin toplam büyüklüğü 2011’de 5 milyar dolardı. 2016 yılında bu rakam 50 milyar dolara çıktı. Technavio’nun Küresel Sosyal Ticaret Pazarı 2017-2021 raporuna göre 2021 yılına kadar pazarın yaklaşık 166 milyar dolara ulaşacağı öngörülüyor. Mobil cihaz kullanımı sosyal ticaretin yükselmesiyle yakından ilgili. 2016’da dünyada nüfusun yüzde 63’ü mobil telefon sahibiydi, 2019’da bu oranın yüzde 67’ye çıkacağı, 2,7 milyar kişinin akıllı telefon kullanacağı öngörülüyor. Mobil internet kullanımı, mobil ticareti büyütüyor. Emarketer verilerine göre 2017’de toplam e-ticaret satışlarının yüzde 35’i mobilden geldi, 2021’de bu oranın yüzde 50’yi geçeceği tahmin ediliyor.

-Mobilin yükselişinin sosyal ticarete bir diğer etkisi de ‘konuşarak ticaret’ alanında görülecek. Çünkü insanlar dünyanın her yerinde bir şekilde mesajlaşma uygulaması kullanıyor. Facebook IQ’nun analizine göre 2020 yılına dek akıllı telefon sahiplerinin yüzde 80’i bir mesajlaşma uygulaması kullanacak. Statista’nın ABD’de pazarlama ve reklam profesyonelleriyle gerçekleştirdiği son ankete göre 2018’de pazarlama stratejilerine en büyük etki yüzde 33 oranıyla sosyal mesajlaşmadan gelecek.

-Sosyal ağlar özellikle genç tüketiciler üzerinde etkili. 16-24 yaş arası sosyal ağ kullanıcılarının yüzde 25’i, 25-34 yaş arası kullanıcıların ise yüzde 23’ü ‘bir markanın veya ürünün sosyal medyada beğenildiğini ya da desteklendiğini görmek beni satın almaya teşvik ediyor’ diyor.

-1995 sonrası doğanların dahil edildiği Z kuşağı, 2020’de yaklaşık 2,6 milyar nüfus ile dünya genelindeki en büyük tüketici grubunu oluşturacak. Bu kuşak alışverişte sosyal medyadaki bağlantılarından ilham alıyor. Kredi kartı kullanımına şüpheyle yaklaşıyor ve tasarrufa önem veriyor.

CEVAP VER

Yorumu giriniz!
İsminizi giriniz